Sanatçı 1976 yılında İstanbul'da doğdu. İlkokulu, Mehmet Akif Ersoy İlkokulu'nda İzmir'de babaannesinin yanında tamamladı. Annesi ve babası o daha 2 yaşındayken ayrılmışlardı. Bu yüzden onu babaannesi büyüttü. Müziğe olan aşırı duyarlılığı henüz daha 3 yaşlarında masa altında şarkılar söyleyerek başladı. İlkokul 3.sınıfta mandolin kursuna başladı. Kulağı çok iyi olan Aytekin mandolinle o günün popüler şarkılarını çalıp söylüyordu. Yaşı ilerledikçe müziğe olan aşkı iyiden iyiye artmaya başladı. Besteci Rüştü Şardağ'ın aynı zamanda konservatuvarda hoca olan kızı Saba Şardağ'ında teşviki ile İzmir 9 Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Şan Bölümü imtihanlarını birincilikle kazandı. Daha sonra müziğin kalbi olan İstanbul'a gidip orada müzik adına birşeyler yapmak istiyordu. İstanbul'da halası ve babası olduğundan burada rahat edebileceğini biliyordu. Halasının yanına yerleşti, bir yandan hayatını da kazanmak zorunda olan aytekin çeşitli işlere girip günlük ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyordu. Bir ara misafir gittiği bir gazinoda oranın solisti şans eseri ona mikrofon uzattı aytekin kendini kaptırmış o zamanın en güzel şarkısı olan "toprak alsın muradımı" adlı eseri seslendirdi. Gazinodaki müşterilerin bir anda dikkatini çekmeyi başaran aytekin yoğun alkışlar arasında yerine oturdu. İşte ne olduysa o anda oldu. Gazino patronu masaya gelmiş ve oturmak için izin istemişti. Patron "burada çalışır mısın?" deyince gözleri faltaşı gibi açılan aytekin "bu imkansız becerebilir miyim" deyince patron "sende bu ses varken tabi becerirsin" dedi. Her şey çorap söküğü gibi geliyordu, çok kısa zamanda gazinonun neonları "aytekin atılgan" adı altında yanmaya başladı. Bir anda solist olmuştu. İyice pişmeye başladığı dönemde artık çevresi de gün geçtikçe artıyordu. Unkapanı plakçılar çarşısına gidip gelmeye başladı. İstanbul'daki konservatuvara gidip orada kendine arkadaşlar edinmeye başladı. O ara hala konservatuvarda öğrenci olan Çelik, Ercan Saatçi ve Elif Karlı ile arkadaşlık kurdu. Hatta birlikte değişik kasetlerde şarkılar söylüyorlar, stüdyolarda sabahlıyolardı. Güzel dostluklar kurdular. Zaman ilerledikçe Aytekin artık İstanbul'da seçkin yerlerde sahne almaya başladı bunların başında Dedikodulu Meyhane geliyordu. Bir süre sonra henüz kaseti bile yokken tv ekranlarının eğlence programlarına çıkmaya başladı bunda en büyük desteği söz yazarı gazeteci ve prodüktör Tunç Kemal idi. Tunc bey, Aytekin'i her kanala taşıyor, onu tanıtmaya çalışıyordu. Ancak o dönem birden şanssızlıklar Aytekin'e uğramaya başladı. Tam bir albüm aşamasına geliniyorken bir anda işi yarım kalıyordu. Oysa Aytekin'ei tarzına, sesine çok inanıyorlardı. Bir gün Seda Sayan'ın konuğu olan Aytekin'i Mahsun Kırmızıgül ekranda seyredince reklam arası Aytekin'i makyaj odasından aramış yarın mutlaka prestije bekliyorum demişti. Aytekin ertesi sabah prestij firmasına gitmiş ve karşısında rahmetli Hilmi Topaloğlu ve Burhan Aydemir ve Mahsun Kırmızıgül'ü bulmuştu. Bir kaç görüşmeden sonra Aytekin prestij sanatçısı olmuştu. Yine ona çok güvenen insanların karşısındaydı Aytekin. Demolar hazırlandı ve albüm çalışmalarına başlanmıştı ancak firmanın kendi içinde bulunduğu sorun Aytekin'e de sıçramış albümün çıkmasına engel olmuştu. Şansızlıklar aytekin'ii bırakmamıştı anlaşılan. Aradan zaman geçti artık Aytekin İzmir, Ankara, Denizli, Silivri, Çerkezköy ve daha birçok şehirde sahne çalışmalarına hız vermişti. Şimdilerde albüm yapabilmenin çok zor olduğu bir donemde umudunu yitirmeden doğru zamanda ve doğru kişilerle çalışmalarına yeniden hız veren Aytekin Atılgan, yeni demolarını hazırlayıp profosyonel kişilere dinletip gorüşmeler yapmakta. İyi bir sponsor arayışında olan Aytekin Atılgan şu aralar bu konu üzerine gelen teklifleri tek tek inceliyor ve belki de tek şarkılık bir klip çekip yayınlatmayı düşünüyor. Tüm ziyaretçilerime sevgi ve saygılarımı sunarım.